Yalınkaya Holding
Altın, gümüş, pırlanta'da son nokta...

Sayfa içeriklerine geç...

Türkçe | English

Goldaş Piyasa Analizi

(25 - 29 Şubat 2008 Haftası)

Altın fiyatları ABD ekonomisine yönelik gelişmeler ve verilerin etkisi ile hareketli bir hafta geçirdi. Bu haftada yatırımcılar ve fonlar tarafından altın, diğer yatırım araçlarına göre çok daha güvenli görülmeye devam etti ve fiyatını 975 dolarlara kadar taşıdı. ABD ekonomisindeki durgunluk nedeniyle, FED’in 18 Mart’ta yapacağı toplantıda yeni bir faiz indirimine gidileceğine dair FED Başkanı’ndan ve yetkililerinden gelen açıklamalar piyasaların ateşini yükseltti. Dolar tüm para birimlerine karşı değer kaybederken petrol de 102 dolar seviyesine kadar yükseldi.

ABD Meclisi’nin IMF’nin bütçesini düzenlemek için altın rezervlerinden satış yapılacağına dair yapılan açıklamalar altın fiyatlarında bir miktar düşüşe neden olsa da sonrasında fiyatlar kendi iç dinamiklerine döndü. Bu haber sonrası 930 dolara kadar gerileyen altında yatırımcılar düşük fiyatlardan pozisyon almış oldular. IMF satışını spot piyasaya değil de bir merkez bankasından diğerine satış şeklinde gerçekleştireceğini ve yıllık satışını 500 tonla sınırladığını söyledi.

Teknik olarak 960–970 dolar seviyeleri çok kolay kırıldığı için kısa vadede 980 dolar direnci kırılır ise 1000 dolar seviyeleri görülebilir. Ama fiyatların yönü için doların seyri ve petrol fiyatları önemle takip edilmelidir. Teknik olarak aşırı alım seviyelerinde olduğu için satış gelirse dikkat edilmelidir.

Euro/dolar paritesi de 1,48 seviyelerinden haftaya başlarken, dolardaki büyük çaplı değer kaybının etkisi ile 1,52 seviyelerine kadar yükseldi. Almanya’dan gelen IFO iş dünyası güven endeksinin beklentilerin üzerinde gelmesi euro’da değer artışı yarattı. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası yetkilileri tüm gelişmeleri yakından izlediklerini, TÜFE risklerinin yukarı yönlü olmasına rağmen ekonomik büyümeye yönelik olumlu gelişmeler yaşandığını söylediler.

ABD’den gelen rakamlar ise fazla iç açıcı değildi. ABD ÜFE verisi son 26 yılın en yüksek seviyesinde, beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bir diğer olumsuz veri de tüketici güven endeksinden geldi, endeks çok düşük gerçekleşti. Dayanıklı mal siparişleri ve yeni konut satışları da beklenenin üzerinde düşüş gösterdi. ABD işsizlik başvurularının ise beklenenden çok artması sonrasında, özellikle dolardaki değer kaybı dikkat çekiciydi. Bu verilerden sonra ABD ekonomisinde stagflasyon endişesi başladı. Resesyondan daha olumsuz olan stagflasyon, ekonomik durgunluk ile birlikte enflasyonun da beraber arttığı bir ekonomik durumdur. Bu dönemlerde işsizlikteki artış dikkat çekicidir. FED yetkilileri, ekonominin yavaşlamasının yüksek enflasyondan çok daha fazla endişe edilmesi gereken bir durum olduğunu söyleseler de aslında FED bu durumda kararsız kalmış görünüyor. Faiz indirimine devam edilmesi, enflasyonun yükseldiği bu ortamda pek de akılcı görünmüyor. Diğer yandan piyasaları canlandırmak için FED’in faizlerini düşürmesi gerekiyor.

FED, kongreye sunduğu yarıyıl raporunda ise zayıf büyüme öngördüğünü, büyümenin yüzde 1,3–2 aralığında, çekirdek enflasyonun yüzde 2–2,2 aralığında gerçekleşebileceğini, işsizlik oranının ise yüzde 5,2–5,3 aralığına yükselmesini beklediğini söyledi. FED Başkanı Bernanke, ABD’nin 70’li yıllarda olduğu gibi bir stagflasyon yaşamadığını, fakat kabul edilen enflasyonun Merkez Bankası’nın çabalarını zorlaştırdığını söyledi. Bazı küçük bankaların zor duruma düşebilecekleri konusunda uyarı yapması da piyasalar tarafından olumsuz algılanan bir gelişme oldu.

Eski ABD Merkez Bankası Başkanı, ABD’nin ekonomik büyümesinin durduğunu yineledi. Hafta içinde ABD’nin önemli şirketlerinden işten çıkarma planlarıyla ilgili açıklamalar geldi. Ayrıca ABD’deki mortgage krizi nedeniyle, emlak piyasasındaki durgunluk sonrası gayrimenkul alımı için yabancıların talebi olduğuna dair haberler gelmeye devam etti. ABD’nin en büyük ikinci konut finansman sağlayıcısı Fannie Mae’nin de beklentilerin üç katı zarar açıklaması piyasaları olumsuz etkiledi.

Dünyanın en büyük perakende zinciri Wall-Mart, yuan’ın değer kazanmasına ve yüksek enflasyona rağmen 2008 yılında Çin’den mal almaya devam edeceğini bildirdi.

Petrol fiyatlarında, hafta başında dolardaki değer kaybı ve Kuzey Irak harekatı nedeniyle bir miktar yükseliş yaşanmıştı. Petrol ihraç eden ülkeler örgütü OPEC’in 8 Mart’ta yapacağı toplantıda üretim miktarını değiştirmeyeceğini söylemesi sonrası, 100 dolar kırılarak 102 dolar seviyeleri görüldü. OPEC Başkanı talebin azalmasından çekindikleri için üretimi artırmayı düşünmediklerini belirtti. Hafta içinde açıklanan stok verilerinin beklenenden fazla gelmiş olmasına rağmen fiyatlar üzerinde kalıcı bir etkisi olmadı.

ABD 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri, faiz düşüşü beklentisi ile 2,90–3,390 seviyelerinden 2,65–3,65 seviyelerine geriledi.

Uluslararası borsalarda genelde yükseliş eğilimi gözlendi.

Önümüzdeki hafta ABD’den, önemli bir veri olan tarım dışı istihdam yanında, fabrika siparişleri, ISM imalat göstergesi, mağaza satışları, perakende satışlar verisi takip edilecek.